On sekiz yaşında bir oyuncu için driplingdeki neredeyse kusursuz seviyesi, çevikliği ve dengesiyle birleştiğinde topu ayağına aldığı an rakip için ciddi bir tehdide dönüşüyor. Tekniği üst düzey, ilk kontrolü temiz ancak bu yeteneklerini sergilerken güçten tamamen yoksun olması ve cesaretinin kısıtlı kalması, en ufak bir omuz darbesinde ayağından ayrılıveren bir görüntü çiziyor. Bitiriciliği fena değil, pasları ise yaratıcılığı ve vizyonu sayesinde beklenmedik noktalara ulaşabiliyor buna karşın soğukkanlılığının vasat seviyede kalması, son pas ya da son vuruş anında sırıtmasına yol açabiliyor.
Kontra atağa çıktığında hızlanması ve süratiyle fark yaratabiliyor ama dayanıklılığının sınırlı olması, bu patlamaları doksan dakikaya yaymasını imkânsız kılıyor. Agresifliğinin ve takım oyununa yatkınlığının düşüklüğü, topsuz alanda yaptığı koşularla bulanık bir telafiye uğraşsa da, pozisyon alma zafiyeti ve markaj ile top kapmadaki felaket seviyesi, pres anında takımını eksik bırakıyor. Kararlılığı üst düzey olsa da konsantrasyonundaki dalgalanmalar ve vasat karar mekanizması, bu hırsın sıklıkla boşa akmasına neden oluyor.
Hava toplarında zıplaması ve kafa vuruşlarıyla tamamen yok hükmünde, gücü ise alt yaş kategorilerinde bile yetersiz kalacak kadar kısıtlı. Serbest vuruşlarda ya da kornerlerde ortalama bir tehdit yaratabilir ama liderlik vasfı sıfıra yakın olduğundan, skor tabelasını değiştiremediği anlarda saha içinde kaybolan bir siluete dönüşüyor. Uzun taç kullanımı zaten bir utanç kaynağı neyse ki bu kadar kısıtlı bir profilde kimsenin ondan bunu beklemesi için hiçbir sebep yok.