Sahada bir an bile sarsılmayan yirmilik soğukkanlılığı, oyunun temposunu dikte edercesine işleyen karar mekanizmasıyla birleşiyor ve bunu üst düzey pas isabetiyle süsleyerek topu kullandığı her anda takımın ritmini belirliyor. On sekizlik karar alma yetisi, dar alanda baskı altındayken bile ilk kontroldeki kusursuza yakın yumuşaklıkla harmanlanıp rakibin presini anlamsız kılıyor. Düşük yaratıcılığına rağmen vizyonu, kilit pasların zamanlamasında göz ardı edilemeyecek bir netlik sağlıyor, fakat orta ve duran top becerilerindeki felaket seviye onu bu alanlarda tamamen opsiyon dışı bırakıyor.
zıplama ve hava hakimiyetiyle gelen kafa vuruşu tehdidi, yerden oynama alışkanlığı olan bir ön libero için şaşırtıcı derecede etkili bir silah bunu yüksek cesaret ve top kapmadaki elit zamanlamayla birleştirdiğinde hem yerden hem havadan ikili mücadeleleri domine ediyor. On yedilik pozisyon alma ve sezgi, rakip atakların daha filizlenmeden kurutulmasını sağlarken, ortalamanın altındaki denge ve çeviklik anlık yön değişimlerinde bir miktar aksamasına yol açsa da bunu ham güç ve doğal kondisyonla örtüyor. Markaj mesafesini ayarlamaktaki kısıtlılığı, top kapma becerisinin gölgesinde kalıyor rakibin ayağına gitmekten çok pas arası yapma eğilimi belirgin, fakat ayağa müdahale ettiğinde isabet oranı oldukça yüksek.
Bitmek bilmeyen dayanıklılığı ve yüksek çalışkanlığı, agresifliğin orta seviyede kalmasına rağmen rakip orta sahayı doksan dakika boyunca fiziksel ve zihinsel bir baskı altında tutmasına yetiyor. Uzaktan şut tehdidi rakipleri üzerine çekip savunma arkasına sarkmasına imkân tanırken, dripling ve süratinin sıradanlığı onu asla bir top sürücüsü yapmıyor, ancak topsuz koşulardaki zekâsıyla bunu dengeliyor. Liderlik vasfı beklenen seviyede değil, kriz anlarında yönlendirici olmaktan çok soğukkanlı kalmayı tercih ediyor, bu da onu bir saha komutanı olmaktan çıkarıp, olağanüstü bir iş bitiriciye dönüştürüyor.