Tekniği ve yaratıcılığı üst düzey bir seviyede harmanlayabilen, ancak fiziksel çatışmalarda bu zarafeti koruyamayan bir iskeletle sahada duruyor. Topu ayağına aldığında ilk kontrolu ve driplingiyle dar alanları açabilen nadir bir zeka sunuyor, lakin zıplama ve güç konusundaki kısıtlı kapasitesi, uzaktan şutlardaki elit becerisinin bile fiziksel bir baskıyla karşılaştığında anında buharlaşmasına yol açıyor. Vizyonu ve yaratıcılığı oyunun akışını tek bir pasla değiştirebilecek seviyedeyken, bu kararları uygularken rakip temasındaki dengesi ve dayanıksız gövdesi, en kritik anlarda topun ayağından sekip gitmesine neden oluyor. Orta açma ve duran top becerileri vasatın bir tık üzerinde seyrederken, topla en dikine gitmesi gereken pozisyonlardaki çalışkanlığı ve takım oyununa yatkınlığı, kısır bir döngü içinde kendini gösteren ama son vuruşta bitiricilikteki sıradanlığa çarpan birer temenniden öteye geçemiyor.
Konsantrasyonu ve sezgisi, doğal kondisyonuyla birleştiğinde onu uzun dakikalar boyunca zihinsel olarak ayakta tutuyor, ancak sürati ve hızlanmasındaki sınırlı patlama, bu zihinsel uyanıklığı savunma arkasına atılacak derin toplarda bir tehdide dönüştürmesine fırsat vermiyor. Agresifliği ve cesareti, top kapma ve markajdaki sığ yeteneğiyle çakıştığında, geri kazanım mücadelesinde rakip teknik oyunculara karşı bir eziklik olarak geri dönüyor. Soğukkanlılığı ve kararları, topun hakimiyetindeyken onu güvenilir bir liman yapıyor fakat topsuz alandaki koşuları her ne kadar yeterli görünse de, pozisyon alma konusundaki kısırlığı, bu koşuların çoğu zaman boşa çıkmasına ya da takım savunması için tehlike yaratacak boşluklar bırakmasına sebebiyet veriyor. Liderlik vasfı silik olduğundan, saha içi sorumluluk almaktan kaçınan ve zor anlarda sadece kendi pasını atıp kenara çekilen bir portre çiziyor.
Kafa vuruşlarındaki felaket seviye, bu fiziğe sahip bir oyuncudan beklenmeyecek kadar düşük bir zıplamayla birleştiğinde, onu her iki ceza sahasındaki hava toplarında da bir hiç haline getiriyor. Uzun taç kullanma becerisinin ilkokul seviyesinde olması ise onun her şarta adapte olabilen elit bir parça olmadığını, sadece belirli şekilde ve ayağıyla oynandığında var olabilen kısıtlı bir enstrüman olduğunu açıkça haykırıyor. Çalışkanlığı ve kararlılığı, bu eksikleri kapatacak bir tutkal gibi görünmeye çalışsa da, fiziksel temel o kadar yetersiz ki, bu vasat üstü zihinsel özellikler bile onu rekabetçi bir üst ligde güvenilir bir ilk on bir oyuncusu yapmaya yetmiyor.