Denis Zakaria, yirmi dokuz yaşında, saf bir stoper kırması orta saha. Agresifliği ve cesareti, dayanıklılığıyla harmanlanınca maç boyu rakip ayak bileklerini hedef alan bir pres makinesi yaratıyor ama bu kontrolsüz agresyon, konsantrasyonunun vasat seyrettiği anlarda pozisyon hatasıyla sonuçlanıp erken kart görmesine neden oluyor. Top kapma yeteneği elit düzeyde, markajı ve pozisyon alması sayesinde savunmanın önünde güven veriyor, fakat dripling becerisine güvendiği anlarda çeviklik eksikliği ve dengesi onu yarı yolda bırakıp topu rakibe kaptırmasına yol açabiliyor.
Pas ve ilk kontrolü üst düzey olmasına rağmen, vizyon ve yaratıcılık konusunda tam bir hayal kırıklığı sıkıştığında uzun top şişirmekten başka çare üretemiyor. Uzaktan şut ve bitiriciliğinin felaket seviyede olması, onu rakip ceza sahası çevresinde etkisiz bir figüre dönüştürüyor. Hava hakimiyeti zıplama ve kafa vuruşuyla idare eder düzeyde, ama onu duran toplarda tehdit olarak görmek saflık olur. Liderlik vasfı ve takım oyunu, sahadaki duruşuna ağırlık katıyor ancak kararlılığı ve çalışkanlığı, soğukkanlılık krizleriyle gölgelendiğinde basit top kayıpları yaşanıyor. Hızlanması fena değil, sürati vasat, bu da onu hızlı hücumlarda kullanışsız kılıyor. Doğal kondisyonu ve dayanıklılığı sezonu sakatlıksız geçirmesini sağlayabilir, ancak yaş ilerledikçe bu üstünlükler eriyip gidecek.