Elit seviyedeki dripling ve tekniğin, felaket seviyedeki hızlanma ve süratle bir arada bulunması onu dar alanda rakibini eksilten ama geçtikten sonra kaçamayan bir anomalı haline getiriyor. Bu yüzden ayağındaki olağanüstü yumuşaklık ve on altıya yaklaştığında gösterdiği bitiricilik soğukkanlılığı, patlayıcılık yoksunluğu nedeniyle rakip savunma yerleştiğinde tamamen pasifize oluyor. Yaratıcılığı ve vizyonu sayesinde orta sahada kafasının içindeki pasa duvar diplomasisini çözebiliyor ancak bunu sahaya yansıtacak kondisyon temposuna sahip olmaması, aklındaki oyunun her zaman ağır çekimde kalmasına yol açıyor.
Kısıtlı doğal kondisyonu ile maçın akışına dair sezgisinin ve doğru anı kollayan topsuz alan koşularının çakışması, sürekli olarak gecikmiş ve yarım kalmış bir aksiyon bütünlüğü yaratıyor. Güçlü fiziği ve topla kendini koruyabilme cesareti, üzerine gelen presi sıyırmasına izin verse de, kaybettiği anın ardından gelen geçiş savunmasında pozisyon almasındaki ortalama seviye ve sıfıra yakın agresiflik, takım arkadaşları için bir kara deliğe dönüşmesine neden oluyor. Pas kalitesindeki üst düzey pürüzsüzlük ve ilk kontrolündeki yumuşaklık, dar ve sıkışık alanlarda nefes aldırabilecek nadir özelliklerinden fakat bu yetenek, rakibin şiddetini artırdığı anlarda teknik üstünlüğünü sahaya vuramayacak kadar dengesiz ve yavaş bir vücuda emanet edilmiş durumda.
Top kapma ve markajdaki asgari yeterliliği, çalışkanlığıyla birleştiğinde merkezi kapatan bir dişli olmasını sağlasa da, bu çaba dar alanda rakibini gölgelemenin ötesine geçemiyor. Yirmi sekiz yaşında, vasatın altına düşmüş bu fiziksel motorla, yetenek potansiyelinin çoktan bir aldatmacaya dönüştüğü net bir şekilde okunuyor.