Santiago Del Pino, topu ayağına aldığında çabuk hareketlenmesi ve dar alanlarda rakibi eksiltme becerisiyle kanatta anlık tehditler yaratabiliyor. Çevikliği ve ilk hızlanması sayesinde rakip savunmanın arasına sızıp ortalarla tehlike yaratma potansiyeli taşıyor. Topsuz alandaki akıllı koşuları ve takım oyununa yatkınlığı, hücum varyasyonlarında belirli bir rol üstlenebileceğini düşündürüyor.
Ancak bu ilk izlenimlerin ardında ciddi eksiklikler yatıyor. Fiziği oldukça zayıf, ikili mücadelelerde ayakta kalmakta zorlanıyor ve uzun mesafeli sprintlerde hızını koruyamıyor. En büyük handikapı ise zihinsel kırılganlığı. Maç içindeki konsantrasyonu dalgalı, kritik anlarda karar alma becerisi yetersiz kalıyor ve baskı altında soğukkanlılığını çabucak kaybediyor. Bu durum, özellikle ceza sahası içinde gol pozisyonlarında bitiricilik zafiyeti olarak kendini gösteriyor.
Savunma yönünde ise tam bir felaket. Pozisyon bilgisi neredeyse yok denecek kadar az ve markaj yeteneği sıfıra yakın. Top kapma becerisi de vasatın altında. Bu durum, onu kanat bek veya daha dengeli bir orta saha rolü için kesinlikle uygunsuz kılıyor. Sadece ileri uçta, savunma sorumluluğu minimuma indirilmiş bir serbest rolde, belirli taktiksel kurgularda anlık parlamalar gösterebilir. Ancak genel istikrarsızlığı ve fiziksel yetersizliği, üst seviye bir takım için büyük bir risk faktörü olmaya devam ediyor.