Boris Tomiak, agresifliğin ve fiziksel gücün saf bir temsilcisi, ancak bu enerji kısıtlı bir karar mekanizması ve dar bir teknik yelpazeyle birleşince her an kontrolden çıkabilecek bir yapıya dönüşüyor. zıplama ve kafa vuruşlarındaki üst düzey hakimiyeti onu ceza sahası içinde bir tehdit yaparken, ilk kontrolü ve tekniğindeki vasatlık, topu oyuna sokma sürecinde sürekli bir panik halinin habercisi. Yaratıcılık ve topsuz alan koşularındaki felaket seviyesi, onun için şablonun dışına çıkmanın bir seçenek olmadığını, sadece kendisine söyleneni yapabilen bir piyadeden ibaret olduğunu kanıtlıyor.
Stoper hattında sizi cezbeden şey, liderlik vasfıyla yoğrulmuş o çalışkan ve kararlı karakteri. Yüksek sürati ve patlayıcı gücü, rakip forvetin nefesini ensesinde hissetmesi için yeterli. Fakat burada asıl tehlike çanları, çeviklik seviyesindeki düşüklük ve yön değiştirme kabiliyetindeki kısıtla birlikte çalmaya başlıyor. Adam markajındaki yetkinlik ve havadaki tartışılmaz üstünlüğü, dengesi ve sağlam duruşuyla destekleniyor lâkin konsantrasyon sorunu olmasa da agresifliği, onu her ikili mücadelede sarı kart sınırında gezdiren, hakemle başını belaya sokan bir unsur. Soğukkanlılığının vasat olması da baskı anlarında kötü kararlar almasına zemin hazırlıyor.
Saf bir yok edici ve bir durdurucu profili var, sezgileri ve pozisyon bilgisi onu orta sıra bir takım için yeterli kılabilir ancak top ayağına geldiğinde panik yapmayan, oyunu sakinleştirebilen bir savunmacı beklentisine girecek her yapı için yetersiz ve sinir bozucu bir tercih olacaktır. Dayanıklılığı, bu yüksek tempolu oyunu doksan dakikaya yaymasına engel değil lâkin pas yeteneğindeki kısıtlılık ve vizyon eksikliği, topu kazandıktan sonra hücumu başlatma noktasında zincirleme bir kusur yaratıyor.