Dor Peretz'in top tekniğinin bu denli kısıtlı olması, bir orta saha oyuncusu için kariyerini sorgulatacak bir handikap. Pas ve ilk kontrolünün yetersizliği, topu ayağında tutma süresini minimuma indiriyor ve hücum geçişlerinde takımın ritmini bozan bir kopukluk yaratıyor. Ne var ki bu bariz zafiyet, üstün çalışkanlığı ve liderlik vasfıyla birleştiğinde, topu kaybettiği anda rakibi yutmaya yönelik agresif bir pres gücüne dönüşüyor. Topu kullanamadığı için yarattığı sorunu, topu anında geri kazanma arzusuyla çözmeye çalışması, oyununun temelini oluşturuyor.
Topsuz alan kat edişi ve cesareti, ceza sahasına yaptığı bindirmelerde bir tehdit unsuru olarak görünse de, ilk kontrolünün yarattığı belirsizlik bu koşuların neredeyse tamamını sonuçsuz bırakıyor. Yüksek dayanıklılığı ve konsantrasyonu, geri koşularında ve alan savunmasında ona kusursuz bir disiplin sağlarken, hızlanma ve çeviklikteki sınırları, tempolu oyuncular karşısında bir adım geride kalmasına sebep oluyor. Bu açığı, sağlam dengesi ve fizik gücüyle kapatma çabası net bir şekilde okunuyor rakibi faul sınırında durdurmayı başarsa da sarı kart riski sürekli gündemde.
Kafa vuruşu ve zıplama özellikleri, özellikle defansif duran toplarda güvenlik ve ofansta ise kısıtlı bir silah alternatifi sunuyor. Yaratıcılık ve vizyonunun felaket seviyelerde olması ise, bunca eforla kazanılan topların hızlı ve doğru kanallara aktarılmasını engelleyerek, oyunun hücum tarafında bir kara delik etkisi yaratmasına neden oluyor. Soğukkanlı karar alma yeteneği, bu kaos anlarında topu basit kullanarak zararı sınırlasa da, organize ataklara katkı sağlamak bir yana, atağın akışını kesen pasif bir durak haline gelmesini engelleyemiyor.