Roland Shkreli, topu oyuna sokma ve oyun kurma becerisi, sahadaki boşlukları görme ve doğru kararlar verme yeteneğiyle dikkat çekiyor. Yaratıcı paslar denemekten çekinmiyor, bu da hücumda farklı opsiyonlar yaratabilir. Ne var ki, bu zihinsel keskinlik, topu ayağına aldığında yaşadığı fiziksel ve mental yetersizliklerle gölgeleniyor. Topla hızlanma ve yön değiştirme becerisi vasatın altında kalırken, ikili mücadelelerde kolayca eziliyor ve fiziksel temastan kaçınıyor.
Baskı altında kaldığında veya fiziksel bir mücadeleye girmek zorunda kaldığında soğukkanlılığını yitiriyor, basit top kayıplarına ve pozisyon hatalarına davetiye çıkarıyor. Cesaret eksikliği, kritik anlarda sorumluluk almaktan çekinmesine ve oyunun içine yeterince girememesine neden oluyor. Bu mental kırılganlık, onun istikrarlı bir performans sergilemesinin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Konsantrasyonu da maç içinde dalgalanmalar gösteriyor, bu da savunma görevlerini aksatmasına yol açabiliyor.
Bu profilde bir oyuncu, topu rahatça alıp dağıtabileceği, fiziksel temasın ve baskının az olduğu bir rolde, belki de geniş alanda, daha verimli olabilir. Ancak kafa toplarında ve hava hakimiyetinde tamamen etkisiz kalması, set parçalarında da takıma katkı sağlayamaması, onu belirli taktiksel kısıtlamalara mahkum ediyor. Gelişime açık bir yapısı da bulunmuyor, düşük kararlılığı, temel eksiklerini giderme konusunda isteksiz olacağını gösteriyor. Mevcut haliyle, takımın omurgasına yerleşebilecek bir potansiyel taşımıyor.