Eldivenlerin arkasında bu seviyede bir kararlılık kıtlığı taşımak, profesyonel futboldaki bir kaleci için affedilir bir günah değildir. Çizgi üzerindeki açılma hızı ve yumruklama zamanlamasıyla bir an için pozitif sinyal verse de, ilk hatada veya baskı anında silinen oyun karakteri, bu fiziksel anlık parlamaların tüm değerini sıfırlıyor. Doğal kondisyonu ve dayanıklılığı doksan dakika boyunca onu ayakta tutmaya yetiyor, fakat bir kritik hata sonrası bu fiziksel havuz tamamen işlevsiz kalıyor çünkü toparlanma direnci veri setinde görünmüyor. Dengesi ve zıplama fena sayılmasa da, yere çakılmış bir cesareti verimsiz bir agresiflikle birleştiren bu tip, ceza sahası içinde sessiz ve tepkisiz bir gölgeye dönüşüyor.
Elle oyun kurma tekniği ve degaj mesafesi, onu bir geriden oyun kurucu gibi pazarlamaya yetse de, bir kaleci için asıl savaşın iç sahada verildiğini bilen herkes bu verilerin yanıltıcı bir ambalaj olduğunu görür. Sezgisi ve pozisyon alma hissi vasatın biraz üstünde seyrederken, anlık karar mekanizması ve maç boyu sürmesi gereken konsantrasyonundaki dişliler tutukluk yapıyor. Top tutma ve bire bir kurtarış refleksleri onu iyi bir antrenman kalecisi yapar, ancak bu istikrarsız zihinsel çerçeve ve tükenmiş liderlik vasfıyla canlı maç temposunda sürekli bir felaket potansiyeli taşıdığı aşikar. Yirmi dört yaşında bu donanım, ancak düşük beklentili bir yedek kulübesi için yeterli tabii hatalarından ders çıkarma gibi bir lüksü olmadığı gerçeğini de kabullenmek şartıyla.