Topla buluştuğu ilk anda dripling yeteneği ve ilk kontrolü elit seviyede olduğunu belli ediyor, ancak gücünün bu kadar kısıtlı olması ve agresifliğinin neredeyse sıfır düzeyinde seyretmesi, fiziksel temastan kaçarak sadece boş alanlarda etkili olabileceği gerçeğini acımasızca ortaya koyuyor. Cesaretinin düşüklüğü de buna eklenince, dar alanda topu koruyamadığı için sürekli olarak kanat çizgisine hapsoluyor ve yaratıcılığını ancak savunma arkasına atılan toplarda sergileyebiliyor. Kararlılığı onu sürekli risk almaya iterken, karar mekanizmasındaki vasatlık ve soğukkanlılığının yetersizliği, bu riskleri çoğu zaman hatalı pas tercihlerine veya top kayıplarına dönüştürüyor.
Topsuz koşuları zaman zaman umut verse de, pozisyon alma felaketi ve yok denecek kadar azalan markaj yeteneği, savunma geçişlerinde tam bir boşluk yaratıyor. Takım oyununa yatkınlığı ve çalışkanlığı bu kusurları kısmen örtbas etmeye çalışıyor, ama özellikle rakip kanat bindirmelerinde nerede duracağını bilemediği için sürekli olarak arka kapıyı açık bırakıyor. Doğal kondisyonu üst düzey, neredeyse her gün maça çıkabilecek yapıda, fakat maç içi dayanıklılığı aynı hikayeyi anlatmıyor hızlanma ve sürati ilk bölümlerde rakip savunmayı zorlarken, son yarım saate doğru enerji düşüşüyle birlikte topu ayağında fazla tutması ve kayıpları artıyor.
Orta ve pas kalitesi vasatın üstüne çıkamıyor, bitiriciliği ve uzaktan şutları ise ceza sahası çevresinde hiçbir tehdit oluşturmuyor. zıplama ve kafa vuruşu o kadar felaket ki, zaten düşük cesaretiyle birleştiğinde hava topu mücadelesine girmekten tamamen kaçınıyor, bu durum özellikle kornerlerde silik bir görüntü çizmesine neden oluyor. Tekniği ve yaratıcılığı ne kadar parlak olursa olsun, şu anki haliyle dar alanda fiziksel baskı görmeyen ve savunma yapmayı gerektirmeyen bir sistemde bile vasat bir katkıdan fazlasını sunamaz.