İlk kontrolü ve tekniği, yirmi iki yaşında bir oyuncudan beklenmeyecek bir olgunlukta, neredeyse üst düzey. Yaratıcılığı da buna eklenince dar alanda top saklama ve sırtı dönük oyun kurma becerisi takdire şayan, ancak bu parlak set topu sahada bir türlü karşılığını bulamıyor. Vizyonu hayal kırıklığı yaratıyor ve karar alma süreci, elindeki bu geniş teknik repertuvarı kullanmakta sınıfta kalıyor. Serbest vuruşlardaki becerisi ortadayken, duran top organizasyonlarında aynı yüksek standartı yakalayamaması, zihinsel bir disiplinsizliğe işaret ediyor. Çalışkanlığı ve takım oyununa uyumu fena değil ama bu özellikleri, topsuz alandaki ortalama koşularını örtbas edemiyor.
Bir doksanlık boyu ve on dörtlük zıplamayle hava toplarında caydırıcı bir fiziksel profil çiziyor, lakin onluk güç seviyesi bu avantajı anında sıfırlıyor. Asıl sorun, bu fiziksel yetersizliğin sahadaki pozisyon alma zekasıyla birleşmesiyle ortaya çıkıyor Pozisyon alma içgüdüsü o kadar felaket ki, neredeyse rakibe davetiye çıkarıyor ve bu durum, vasat top kapma becerisiyle birleştiğinde savunma aksiyonlarında tam bir güvenlik zaafiyeti yaratıyor. Agresifliği ise bu denklemi iyice zehirliyor pozisyon bilgisi olmadan bastığında arkasında ova büyüklüğünde boşluklar bırakıyor.
Defansif zaaflarını bir kenara koysak bile, hücumdaki en büyük kusuru soğukkanlılığının ve bitiriciliğinin beklenenin çok altında kalması. Driplingle adam eksilttiği anları, rakip kale önünde tehlike arz etmeyen bir gösteriye dönüşüyor. Uzaktan şutları da aynı şekilde istikrarsız. Orta açma konusunda ise tam bir hayal kırıklığı kanat akınlarını sürekli olarak verimsiz kılıyor. Pas kalitesi idare eder seviyede olsa da, yaratıcılığının zirve yaptığı anlarda bile bu pasları bulduğu adamların ağları bulma ihtimali, onun şut tercihlerinden daha yüksek.