Seviyesinin oldukça üzerindeki kafa vuruşu yeteneği, yüksek zıplama ve güçlü fiziğiyle birleşerek ceza sahasını bir hava hakimiyet alanına dönüştürüyor. Fakat bu kulevari duruş, felaket seviyedeki çevikliği ve zorlanan hızlanmasıyla birlikte düşünüldüğünde, yerden oynanan toplarda ve ani yön değişimlerinde tam bir felakete dönüşüyor. Yüksek agresifliği, bu fiziksel kısıtlarla birleşince ceza sahası etrafında kronik faul yapma tehlikesini doğuruyor ve vasatın üzerine çıkamayan soğukkanlılığı bu kontrolsüz anlarda kendisine pahalıya mal oluyor.
Sahadaki liderlik vasfı ve takım oyununa yatkınlığı tartışılmazken, topsuz alan zekasındaki bariz kısıtlılık bu yönetim becerisiyle sürekli bir çelişki yaratıyor. Savunma hattını organize etme becerisi, kendi pozisyon almasındaki kör noktaları perdelemekte yetersiz kalıyor. oyun içindeki kararlılığı ve konsantrasyonu, çalışkanlığıyla desteklenerek basit hataları minimumda tutmasını sağlıyor. Yine de sıfıra yakın yaratıcılığı, oyun kurulumunda sadece güvenli ve kısa paslara mahkum kalmasına neden oluyor bu durum yüksek toplamalı ve baskılı oyunlarda topu şişirmeye zorlanmasına yol açıyor.
Otuz üç yaşıyla birlikte zaten kısıtlı olan doğal kondisyon ve hız parametreleri, vasat dayanıklılık seviyesiyle birleştiğinde maçın son bölümlerinde performansının çakılması kaçınılmaz bir senaryo. Havadan gelecek tehditlere karşı hala elit bir sigorta olsa da, modern savunmanın gerektirdiği çeviklik ve alan savunması standartlarının giderek daha da uzağına düşüyor.