Kafa vuruşu ve zıplama elit seviyede, gücü ve dengesiyle birleştiğinde ceza sahasında karşı konulmaz bir hava tehdidine dönüşüyor. Ancak ayaklarının yere bastığı her an, bitiricilikteki sıradanlığı ve ilk kontrollarındaki tutarsızlık yüzünden, bu hava toplarını kazanma kabiliyetiyle doğru orantılı bir skor katkısı vermesi mümkün olmuyor. Sezgisi ve topsuz alandaki yerleşimi onu doğru noktalara taşıyor, fakat karar anlarındaki soğukkanlılığına rağmen, tekniğinin kısıtlı kalması ve çalımlarla pozisyon yaratma becerisinin felaket boyutlarda olması, bu pozisyon almaları nadiren kaliteli sonlandırmalara dönüştürebiliyor.
Otuzlu yaşlara merdiven dayamış bu profilin, dayanıklılığı ve doğal kondisyonu kabul edilebilir düzeyde olsa da, hızlanma ve çeviklikteki gerilik, onu modern oyunun gerektirdiği hızlı geçişlerde tamamen etkisiz bir figür haline getiriyor. Top ayağına geldiğinde, dar vizyonu ve vasat altı pas isabetiyle oyun akışını koparan, bağlantıya kapalı bir durak noktasına dönüşüyor. Agresiflik seviyesindeki sığlık ve konsantrasyon dalgalanmaları, özellikle sıkışık maçların son bölümlerinde, zaten kısıtlı olan fiziksel tepkilerini daha da geciktiriyor.
Yirmi sekiz yaşında gelişim çizgisini tamamen tamamlamış, sadece belirli bir oyun planına hapsedilmiş bir bitirici opsiyonu. Hava toplarındaki belirleyiciliği dışında, takımı ileri taşıyacak hiçbir teknik ya da stratejik katkı sunamayan, dar alanlarda tamamen kaybolan bir forvet. Liderlik vasfı olmayan, kenar yönetimi sıfır olan bu oyuncunun, değerinin büyük kısmını sadece boyuna ve zıplamasına borçlu olduğu çok net.