Jens Stryger Larsen’in agresifliği ve cesareti, bu yaşta bile düşük kalan zıplama yeteneğini telafi etmek için kendisini sürekli ikili mücadelelere itmesine neden oluyor ancak çevikliğinin vasat seviyede kalması, çabuk yön değiştiren kanat oyuncularına karşı ilk hamlede geride bırakılmasına yol açıyor. Orta açma yeteneği hala üst düzey sayılır, fakat kısıtlı yaratıcılığı ve düşük vizyonu, bu ortaların çoğunlukla otomatikleşmiş, sürpriz unsuru taşımayan top göndermelerine dönüşmesine sebep oluyor. Top kapma ve pozisyon alma arasındaki bağ, konsantrasyonuyla birleştiğinde bire bir savunmada hala güvenilir kalsa da, hızlanma ve süratteki yaşlanma belirtileri derin boşluklara sarkmasını neredeyse imkansız hale getiriyor.
On altıdaki uzun taç tehdidi rakipsiz, lakin bitiricilik ve uzaktan şut seviyeleri, ceza sahasına girdiğinde bir tehlike yaratmadığını açıkça ilan ediyor. Doğal kondisyonu ve dayanıklılığı, liderlik vasfıyla birleştiğinde takım içinde saygı gören bir figür olmasını sağlıyor, fakat kararlılığı ve çalışkanlığı ne kadar yüksek olursa olsun, bu fiziksel düşüşü gizleyemiyor. Sol ayağını neredeyse hiç kullanamaması, onu sağ kenara hapsediyor ve çok yönlü mevki bilgisi kağıt üzerinde geniş görünse de, pratikte sadece sağ kanatta işlevsel kalmasına neden oluyor. Soğukkanlılığı ve karar verme yetisi dar alanda top kaybını azaltıyor ancak dripling ve ilk kontrolünün vasat sınırlarda gezmesi, baskı altında sıkıştığında basit çıkışlara zorluyor.