Sağ kanatta fiziksel bir enkaz gibi dursa da, bacaklarındaki hızlanma artık yerlerde sürünürken gücünün de yok denecek kadar az olması, onu doğrudan rakip savunmacıların ekmeğine yağ sürer bir konuma getiriyor. Buna rağmen vasat üstü ilk kontrolü ve elit seviyeye ayarlanmış teknik kapasitesi, onu topla buluşturduğunuzda oyun aklının hâlâ ışık saçtığını kanıtlıyor. Özellikle kenar ortalarını kusursuza yakın bir hassasiyetle indirirken, ayak içi plase paslarındaki pürüzsüzlüğü ve karar alma hızı, fiziksel çöküşünü bir nebze olsun perdeliyor fakat bitiricilikte sınıfta kalması ve uzaktan şutlarının istikrarsızlığı, ceza sahasına girdiğinde ya da topla kat ettiğinde verebileceği zararı ciddi şekilde sınırlıyor.
Sahada takım oyununa duyduğu kusursuz bağlılık ve topsuz alanda yaptığı sinsi koşular, onu geriden gelen bir tehdit olarak hâlâ gündemde tutuyor. Dripling yeteneğinin rakibini eksiltmeye yetmediği her anda yüksek yaratıcılığını ve net vizyonunu devreye sokup duvar paslarıyla zinciri kırmaya çalışması, ayaklarının artık onu taşımadığını kabullenmiş bir emektarın yeni gerçekliği. Soğukkanlılığı ve çalışkanlığı göz önüne alındığında, maçın temposu yükselse bile ritim bozukluğu yaşamaması beklenirken, sezgisinin üst düzey olması pas aralarındaki başarısının sigortası konumunda.
Top rakibe geçtiğinde ise tam bir handikap pozisyon alma bilgisinin felaket seviyede olması ve markaj alışkanlığının yokluğu, zeminde sabit kalmasını sağlayan dengesine rağmen takımın geri dönüş organizasyonunda büyük bir açık yaratmasına neden oluyor. Ağır çekim bir hücumcu olmasına rağmen doğal kondisyonu ve dayanıklılığının onu doksan dakika boyunca ayakta tutması, belki de bu kadronun değerini sorgulatmaktan başka bir işe yaramıyor.