Top ayağına her yakıştığında dripling yeteneği ve yaratıcılığı rakip savunma için ciddi bir tehdit oluşturuyor ancak bu hamleleri dar alanda yaparken gösterdiği ilk kontrol kalitesi, bir sonraki saniyede aldığı berbat kararlarla ve düşük konsantrasyonuyla heba olup gidiyor. Agresifliği, zaman zaman defansif katkı gibi görünse de top kazanma konusundaki yetersiz tekniği ve felaket seviyedeki markajıyla birleşince sadece gereksiz faullere yol açıyor.
Yüksek sürati ve çevikliği, topsuz alanda yaptığı koşulara hız katıyor fakat pozisyon alma hissiyatının yok denecek kadar kısıtlı olması, bu atakları hep bir adım geriden başlatmasına neden oluyor. Saatte yüz kilometre hızla gitse de vasat dayanıklılığı, o agresifliğiyle birleştiğinde maçın son bölümünde sahada bir hayalet olarak kalmasına yol açıyor. Fiziksel gücü ve dengesi ise onu sadece kuru temaslardan kurtarıyor, patlayıcı yön değişimlerinde ayakta kalmasına yetmiyor.
Bitiricilik ve orta açma konusundaki vasat rakamları, ceza sahasına girdiğinde ya da son pasta karar vermesi gerektiğinde elini kolunu bağlıyor. Sahip olduğu üst düzey teknik, takım oyununa kendini adamaktaki gönülsüzlüğü ve düşük çalışkanlığı yüzünden bireysel şovlardan öteye gidemiyor. Soğukkanlılığı fena olmasa da, anlık yaratıcılık patlamalarını taşıyacak vizyon partenörleri bulamadığında pas vermek yerine topu ezip tüm hücum organizasyonunu baltalıyor.