Patrick Doukaga, topu ayağına aldığında teknik kapasitesi ve bitiricilik becerisiyle dikkat çekiyor. İlk kontrolü ve isabetli pasları, hücumda doğru kararlar almasına olanak tanırken, yaratıcılığıyla da oyun kurmaya katkı sağlayabiliyor. Ancak bu olumlu tablo, topsuz alandaki hareketliliğinin ve pozisyon bilgisinin yetersizliğiyle gölgeleniyor. Fiziksel olarak da oldukça zayıf bir profil çiziyor, denge, güç ve dayanıklılık konusunda ciddi eksiklikleri var. Bu durum, onu ikili mücadelelerde kolayca saf dışı bırakıyor ve maçın temposuna ayak uydurmakta zorlanmasına neden oluyor.
Hızlanma ve süratindeki potansiyel, savunma arkasına atılan toplarda kısa süreli tehditler yaratabilse de, bu avantajını düşük çevikliği ve zayıf fiziğiyle birleştiremiyor. Rakip baskısı altında soğukkanlılığını çabuk kaybediyor, konsantrasyon eksikliği basit top kayıplarına yol açıyor. Agresiflik ve cesaret seviyesi, onu fiziksel mücadelelerden kaçınan, kolay pes eden bir oyuncu haline getiriyor. Takım oyununa katkısı yok denecek kadar az, çalışkanlık ve vizyon eksikliği, onu sistemin dışında kalan, bireysel yeteneklerine fazla güvenen bir figür yapıyor.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen, gelişimine olan kayda değer kararlılığı, bu ham yeteneğin doğru ellerde işlenebileceğine dair tek umut ışığı. Ancak mevcut haliyle, sadece topu ayağına geldiğinde parlayabilen, savunma yükü olmayan, fiziksel temastan uzak, özel bir sistemde korunması gereken bir forvet. Yetersiz dayanıklılığı, onu tam bir maç boyunca sahada tutmayı zorlaştırırken, takım savunmasına katkı sağlayamaması, modern futbolda ona yer bulmayı oldukça güçleştiriyor. Bu oyuncu, yüksek risk içeren, uzun vadeli bir proje olarak değerlendirilmeli.