Otuz dört yaşında, hızlanma ve sürat on iki, doğal kondisyon yine on iki gibi sınırda kalmış değerlerle sahada ağırlaştığı her halinden belli oluyor. Buna rağmen on altı kafa vuruşu ve on altı zıplama rakamlarının birleşmesi, ceza sahasında elit bir hava hakimiyeti yaratıyor ama yere indiği ilk anda yedi ilk kontrolü ve yedi tekniğiyle topu sektirip rakibin hücum tehdidina dönüşmesi an meselesi. On iki denge ve on iki çeviklik, bu patlayan ilk kontrollerden sonra toparlanmasını imkansız hale getirirken, on dört agresiflikle sürekli araya girmeye çalışması gereksiz faullere yol açıyor.
Agresifliğinin yanında on dört cesaret ve on dört sezgi, rakip santrforların kaçış rotalarını erken sezmesini sağlıyor ancak top ayağına geldiğinde on soğukkanlılık ve on iki karar verme yetisiyle saçma sapan uzaklaştırmalar yapıp baskı altında panikliyor. On dört markaj ve on üç top kapma, bire birlerde ayakta kalmasını kolaylaştırsa da, on pas ve yedi yaratıcılık, topu kazandıktan sonra hücum geçişlerinde takımı tamamen tıkayan bir kara delik yaratıyor. On dört takım oyunu ve on üç çalışkanlıkla geri koşup hat kapatıyor belki, ama sekiz liderlikle bu kadar sessiz kalması, defansın arkasında bir otorite boşluğu doğuruyor.
zıplama ve kafa vuruşları hâlâ bir artı gibi görünse de, yedi teknik ve yedi ilk kontrolün ayağına prangalar taktığı bu profilde, on iki karar alma sınırıyla birleştiğinde ceza sahasında anlık felaketlere davetiye çıkarıyor. Modern oyunun talep ettiği oyun kurabilme becerisinden tamamen yoksun, sadece dar alanda top şişirmeye dayalı, geri hattın en zayıf pas bağlantısı olarak kalıyor.