On dört seviyesinde seyreden ilk kontrolü ve tekniği, orta sahada topu ayağına her aldığında rakip baskısını hiçe saymasına olanak tanıyor ancak bu zarafet, denge ve güç konusundaki ciddi kısıtları nedeniyle ilk temasta sarsılıyor. Vizyonu ve pas yeteneği oyunun yönünü değiştirecek kapasitede olsa da, dar alanda dripling yaparken çevikliği yeterli düzeyde kalsa bile sürat ve hızlanmadaki vasat seviyeler, onu kitleyip kaçan bir oyuncu olmaktan alıkoyuyor. Yaratıcılığı ve soğukkanlılığı, kritik anlarda doğru kararı verebileceğini gösteriyor fakat bitiricilikteki felaket düzey, bu meziyetlerinin tabelaya yansımasını engelliyor.
Agresifliği ve çalışkanlığı, dayanıklılığıyla birleştiğinde onu sürekli oyunun içinde tutuyor ne var ki top kapma ve markajdaki belirgin zafiyeti, bu enerjiyi rakip için tehdit olmaktan çıkarıp sadece koşuşturmaya dönüştürüyor. Liderlik özelliği ve takım oyunu anlayışı, saha içinde bir ağabey figürü çizmesini sağlasa da, kafa vuruşlarındaki yetersizliği ve güçsüz fiziği, duran toplarda hem kendi ceza sahasında hem de rakip alanda tabela değiştiren bir faktör olmasına mani oluyor. Sezgisi ve topsuz alan koşuları ortalamanın üzerinde olsa da, pozisyon alma alışkanlığındaki dalgalanmalar bu artıyı gölgede bırakıyor.
Uzun mesafe şutlarındaki isabet, sıkışan oyunlarda bir çıkış yolu sunarken, serbest vuruşlardaki vasatlık bu tehdidin sürekliliğini sorgulatıyor. İlk kontrolü ve pası, onu ideal bir oyun kurucu adayı gibi parlatırken, savunma tarafında rakibi karşılamadaki kararsızlığı ve fiziksel temastan kaçınan yapısı, onu iki yönlü bir orta sahadan öte, tek boyutlu bir bağlantı noktasına indirgiyor.