Her iki ayağını da elit seviyede kullanabilen bir oyuncu için dayanıklılığın bu denli felaket olması, teknik kapasitesinin büyük kısmını işlevsiz kılıyor. İlk kontrolü ve tekniği üst düzey, ancak doğal kondisyon eksikliği ve düşük çalışkanlık, bu yeteneğin haftada bir maçtan fazlasında geçersiz kalmasına neden oluyor. Dripling becerisi rakibi geçmeye yetse de, gücünün ve dengesinin vasat oluşu, her ikili mücadelede yerde kalmasıyla sonuçlanıyor. Bitiricilik ve uzaktan şutları kabul edilebilir seviyede, fakat soğukkanlılığın zirve yaptığı anlarda bile konsantrasyon dalgalanmaları, fırsatların heba olmasına yol açıyor.
Pozisyon alma felaket seviyesindeyken, topsuz alan koşularındaki sezgisi ve yaratıcılığı bir nebze kamuflaj sağlıyor, ancak bu 32 yaşında bir oyuncu için sürdürülebilir bir çözüm değil. Vizyonu ve pas kalitesi hücum organizasyonlarını yönlendirmeye müsait, lakin karar verme sürecindeki istikrarsızlık, kilidi açması gereken anlarda basit tercihlerle hücumun tıkanmasına sebebiyet veriyor. Cesaretin ve agresifliğin düşüklüğü, pres altında topu şişirmesine veya rakibe kolayca bırakmasına yol açıyor ki bu, markaj ve top kapma gibi temel savunma reflekslerinin yok denecek seviyede olmasıyla birleşince, takım savunmasında tam bir yük haline geliyor.
Hızlanma ve sürati vasata yakın, zıplama ve gücü ise felaket seviyede. Hava toplarında hiçbir varlık gösterememesi, bitiricilik özelliğini yalnızca yerden gelen toplarla sınırlıyor. Bu yaşta ve bu kadar kısıtlı bir doğal kondisyonla, oynadığı takımın temposuna ayak uydurmakta zorlanıyor ve maç sonlarında tamamen kayboluyor.