Yüksek dayanıklılığı ve çalışkanlığı, bekten yapacağı bindirmeleri seksen beş dakika boyunca aynı tempoda sürdürmesini sağlarken vasat karar alma mekanizması bu enerjinin sık sık boşa harcanmasına yol açıyor. Hızlanması ve sürati patlayıcı olmaktan ziyade istikrarlı bir itici güç sunuyor, ancak zıplama ve kafa vuruşundaki felaket seviyesi onu arka direkte tam bir zaaf haline getiriyor. Uzun taçları neredeyse bir korner kalitesinde ve kısıtlı yaratıcılığına rağmen topsuz alanda yaptığı akıllı koşularla bu eksiğini bir nebze kapatıyor.
Orta açma becerisi elit seviyeye yakınken bu tehdidi besleyecek cesareti ve agresifliği ancak idare eder düzeyde kaldığı için sürekli olarak bindirmelerin sonunu getirmekte kararsız bir görüntü çiziyor. Top kapma ve markaj değerleri bir stoper için yetersiz, bir bek için ise ancak yeterli seviyede bu da onu savunma prensipleri yüksek bir takımda saklanması gereken bir oyuncu yapıyor. Dripling ve ilk kontrolü düzgün fakat rakip ceza sahasına girdiğinde bitiriciliğinin ilkokul seviyesinde olması, hücumdaki tüm emeğini bir anda sıfırlıyor.
Doğal kondisyonu ve takım oyununa olan mutlak bağlılığı onu teknik direktörler için sahada bir risk alanı olmaktan çıkarıp güvenli bir piyon haline getiriyor. Vizyonu ve pası ancak basit oyunu döndürmeye yarıyor, bu yüzden oyun kurulumunda ona bel bağlamak intihar olur. Liderlik özelliğinin yok denecek kadar az olması ve soğukkanlılığının sınırda gezmesi, baskılı anlarda zincirin en zayıf halkası olmasına sebebiyet veriyor. Serbest vuruş ve penaltı gibi duran top organizasyonlarında ise adını hatırlamaya bile gerek yok.