On dört sezgi ve on dört topsuz alan koşusu kulağa etkileyici geliyor olabilir, fakat sekiz seviyesinde sürünen pozisyon alma zekâsı, tüm bu enerjik hareketliliği sıklıkla bir kör dövüşüne çeviriyor. Hücum hattında doğru noktayı bulmaktaki bu kronik hissiyat eksikliği, on iki konsantrasyonuyla birleştiğinde, kritik anlarda altıpasın içinde boşlukta sallanmasına neden oluyor. Teknik yeteneğin hiç de fena olmayan bir tavan çizmesine imkân tanısa da, on üç bitiriciliği ve vasat soğukkanlılığı, kafa vuruşlarındaki sertliği veya ilk kontrolündeki yumuşaklığı fark yaratan istatistiklere dönüştürmesini engelliyor yarattığı pozisyonları azımsanmayacak bir tutarsızlıkla harcıyor.
Çalışma azmi ve takım savunmasına katkısı kısıtlı seviyedeki markaj ve top kapma verileriyle çakıştığında, ortaya sadece pres yapıyormuş gibi görünen ama fiziksel varlığını rakibin ayağına koymaktan aciz bir vitrin oyuncusu çıkıyor. On dört doğal kondisyon ve dayanıklılık, fiziksel çöküş yaşamadan doksan dakika sahada kalmasına izin verirken, bu direnç ceza sahasında sağlam bir dengeyle bir araya getiremediğiniz sürece, zıplama ve güç seviyeleri ikili hava toplarında onu bir dominasyon aracı olmaktan çıkarıyor. Dar alandaki on iki driplingi ve on üç çevikliği ise, duran top becerilerindeki felaket seviyesi ve sıfıra yakın yaratıcılığı düşünüldüğünde, sıkışık savunmaları açacak bir maymuncuk olmaktan ışık yılı uzak.