Sol ayağının mutlak hakimiyeti ve kafa vuruşlarındaki üst düzey etkinliği, ceza sahası içinde onu kısıtlı hareket alanından sıyırabilecek yegane tehdit unsurları. Bitiricilikteki elit olmayan ama kabul edilebilir seviyesi, ancak topsuz alandaki felaket pozisyon alması nedeniyle bu tehdidinı ne sıklıkla kullanabileceği büyük bir soru işareti. Çalışkanlığı ve kararlılığıyla bu büyük zaafını kapatmaya çalışıyor fakat sürati ve hızlanması ortalamanın üzerinde olmasına rağmen, doğru yerde olmadıktan sonra bu değerler bir heykelin etrafında koşan çocuktan farksız kalıyor. İlk kontrolünde yaşadığı belirgin yumuşaklık, yaratıcılığının kısıtlı yapısıyla birleştiğinde, dar alanda adam eksiltme girişimlerini genellikle hüsranla sonuçlandırıyor.
Cesareti ve agresifliği, fiziksel mücadelede rakibine ciddi bir rahatsızlık veriyor, ki bu da on dört seviyesindeki gücü ve dengesiyle birleşince bir stoper için yıpratıcı bir doksan dakika anlamına geliyor. Takım oyununa yatkınlığı ve vizyonunun idare eder seviyesi, sırtı dönük oynadığında basit pas bağlantıları kurabilmesini sağlıyor, ancak bunu yaparken bile kararlarındaki istikrarsızlık sık sık top kaybına yol açıyor. Doğal kondisyonunun hayranlık uyandıran seviyesi, maçın son anlarında dahi bu yıpratıcı oyun temposunu sürdürmesine olanak tanırken, hava toplarındaki dominant varlığını penaltı noktasındaki soğukkanlılıkla birleştirebilmesi onu duran top organizasyonlarında bir numaralı hedef haline getiriyor.
Konsantrasyonundaki dalgalanmalar ve sezgisel olarak kabul edilebilir ancak asla elit olmayan seviyesi, en büyük eksikliği olan pozisyon almayı düzeltmesine asla yardımcı olmuyor. Sağ ayağının sadece sembolik varlığı ve markaj gibi temel bir defansif aksiyondan tamamen yoksun oluşu, takım savunmasına verdiği katkının pres ve arzuyla sınırlı kalmasına yol açıyor.