On dokuzuncu yüzyıldan kalma bir durdurucu profili çiziyor, ayağına top değdiğinde tesisatlar titriyor. İlk kontrolü ve tekniği, hava hakimiyetindeki elit seviyesinin yanında amatör küme seviyesinde kalıyor. Kafa vuruşları, zıplama ve gücüyle birleştiğinde ceza sahası içinde tam bir hava filosu komutanına dönüşüyor, ancak bu dominant fiziğin altında yatan vasat çeviklik ve dengesi, onu yerden hızlı dönen forvetler karşısında bir tankerden hallice yapıyor. Yüksek agresifliği ve dayanıklılığı, doksan dakika boyunca rakibin ensesinde hissettirdiği bir baskı yaratsa da, doğal kondisyon eksikliği sezon içinde form grafiğinin dişe diş maçlarda törpülenmesine yol açıyor.
Markaj ve top kapma rakamları üst düzey bir güvenlik duvarı ördüğünü gösteriyor, cesareti ve kararlılığıyla ikili mücadelelerde gözünü kırpmadan gövdesini siper ediyor. topu kazandıktan sonraki süreç tam bir kaos. Oyun görüşü o kadar kısıtlı ki, top ayağına geldiğinde pas tercihleri panik halinde bir şişirme topundan öteye geçemiyor. Soğukkanlılık ve karar verme mekanizmasının titrekliği, üzerine gelen pres karşısında topu auta tekmelerken izlettiği görüntünün ana sorumlusu. Takım oyununa yatkınlığı ve çalışkanlığı, bu zihinsel eksikleri bir nebze kamufle ederek onu en azından disiplinli bir takım savunmasının dişlisi haline getiriyor.
Sürat ve hızlanması derin toplarda arkasına kolay adam kaçırmayacağını söylese de, pozisyon alma sezgisindeki vasat seviye ve yer yer yaşadığı konsantrasyon dalgalanmaları, bu fiziksel artılarını silip süpürüyor. Hava topu canavarlığı ile yerden müdahale becerisi arasındaki uçurum, onu dar alanda oyun kurmayı seven rakipler için net bir hedef tahtasına dönüştürüyor. Kariyerinin zirvesindeki bu yaşta, potansiyelini tamamen doldurmuş, tepe noktasında konumlanmış, safkan bir art bölge gladyatörü.