Üst düzey reflekslerine rağmen, sekiz seviyesindeki yumruklama becerisi onu hava toplarında ve karmaşık ceza sahası pozisyonlarında tam bir sabıka haline getiriyor. Hava hakimiyeti de bu vasatlığı destekleyince, köşe vuruşlarında ortaya çıkan manzara felaket bir güvensizlik tablosu sunuyor. zıplama yeteneği ve fena olmayan gücü, bu zafiyeti kapatmaya yetmiyor çünkü agresif yapısı onu her topa çıkmaya itiyor ancak çıktığı hiçbir topu temizleyecek yumruk otoritesini kuramıyor ve on beşlik cesareti, topu tutma konusundaki kısıtlı becerisiyle birleştiğinde her an bir gole davetiye çıkaracak bir risk yaratıyor.
Düşük hızlanma ve sürat seviyeleri, gerideki alanı olabildiğince dar tutma zorunluluğunu doğuruyor çünkü çizgisiyle arasına top atıldığında toparlanması imkansıza yakın. Bire birlerdeki vasat açılma becerisi, bu fiziksel kısıtlarla birleşince forvetlerin karşısında adeta bir hedef tahtasına dönüşüyor ve çizgi üzerindeki elit reflekslerinin bu durumu kurtarması tamamen şansa bağlı. Dengesi ve gücü sağlam olsa da, on dört seviyesindeki bu fiziksel dayanıklılığı, zayıf sürati ve çeviklik sorunlarını asla kompanse edemiyor. İletişim becerisi yüksek gözükse de, sıradan karar alma ve düşük kararlılık profili, kriz anlarında defans hattına verdiği yönergelerin ne kadar isabetli olduğu konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor.
Degajı ve iyi sayılabilecek elle oyun kurma becerisi, topu oyuna hızlı sokabilmesini sağlıyor fakat vasatı aşamayan ilk kontrolü ve tekniği, topu kontrol etme sürecinde onu gereksiz bir baskı altına sokuyor. Düşük topsuz alan bilinci, bir kaleci için affedilemez bir bulanıklık yaratarak pozisyon alma hatalarını kronikleştiriyor. Sıfıra yakın yaratıcılığı bir kenara koyarsak, soğukkanlılığının ve konsantrasyonunun idare eder seviyede olması, onun en iyi ihtimalle alt liglerin tozunu yutmuş, felaket yumruk problemi ve fiziksel kısıtları yüzünden modern oyunun gerektirdiği alan savunmasına asla uyum sağlayamayacak bir profil olduğunu gösteriyor.