Melo, ceza sahası içinde güçlü fiziği ve iyi sıçrama yeteneğiyle hava toplarında rakip savunmaya sorun yaratabiliyor. Bitiriciliği ve kafa vuruşları, kısıtlı teknik kapasitesine rağmen gol yollarında bir tehdit oluşturmasını sağlıyor. Topsuz alanda doğru koşular yapma becerisi ve takım oyununa yatkınlığı, onu basit ama etkili bir santrafor profiline sokuyor. Cesareti ve soğukkanlılığı, baskı altında dahi pozisyonunu kaybetmemesine yardımcı oluyor.
Ancak, bu güçlü yapının bedeli, topu ayağına aldığında ortaya çıkıyor. Hızlanma ve sürat eksikliği, savunma arkasına atılan toplarda etkisiz kalmasına neden oluyor. İlk kontrolü ve top sürme becerisi zayıf olduğundan, topu ayağında tutmakta veya driplingle adam eksiltmekte zorlanıyor. Pas yeteneği ve vizyonu da ortalamanın altında kaldığı için, hücumda bağlantı kurma veya yaratıcı oyunlar deneme konusunda yetersiz kalıyor. Bu durum, onu sadece son vuruşlara odaklanmış, izole bir forvet haline getiriyor.
Karar alma ve konsantrasyon seviyeleri maç içinde dalgalanmalar gösterebilirken, düşük kararlılığı gelişim potansiyelini ciddi şekilde sınırlıyor. Mevcut seviyesi ve yaşı göz önüne alındığında, daha üst liglerdeki bir takım için ana golcü olmaktan çok uzak. Ancak, alt liglerde, özellikle fiziksel mücadeleye dayalı ve doğrudan oyunu tercih eden bir sistemde, belirli maçlarda pivot santrafor olarak iş görebilir. Top kapma becerisinin zayıflığı, yüksek pres uygulayan bir takımda savunma katkısı açısından da eksik kalmasına yol açar.