Dengesi ve zıplama elit seviyeye yaklaşırken, ilk adımındaki ve dönüşlerindeki ağırlık otuz bir yaşında artık kronik bir sorun. Kafa vuruşlarındaki üst düzey isabet, onu statik bir hava tehdidi olarak konumlandırıyor ancak pozisyon alma zekasının felaket seviyede olması, bu tehdidi çoğu zaman boş bir namluya çeviriyor. Cesareti ve agresifliği hava toplarında ezici bir avantaj yaratırken, dayanıklılığının kısıtlı oluşu bu fiziksel savaşın sadece seçili anlarda verilebileceğini bağırıyor.
Serbest vuruşlardaki tekniği ve penaltı soğukkanlılığı, ayaklarından beklenmeyecek bir tehdit seviyesi sunuyor bu durum süratinin ve çevikliğinin vasat sınırında dolaşmasıyla birleştiğinde, onu hareketli bir forvet olmaktan çıkarıp duran top uzmanı bir hedef adama indirgiyor. Pas kalitesi ve takım oyununa yatkınlığı, sırtı kaleye dönük oyunda basit bir duvar olmasını sağlıyor fakat topu aldıktan sonraki dripling girişimleri, sınırlı tekniği ve ağır ayakları nedeniyle genellikle hücumun tıkanmasıyla sonuçlanıyor.
Yaratıcılığı ve vizyonu, ceza sahasında bir anlık sezgiyle birleşip basit dokunuşlarla sonuca gidebilmesini sağlıyor ancak konsantrasyonu ve kararlılığı, doksan dakika boyunca bu keskinliği korumasına asla izin vermiyor. Liderlik özellikleri ve çalışkanlığı kağıt üzerinde takdire şayan dururken, top kapma kabiliyetinin ve markaj temelinin neredeyse hiç olmaması, pres anında takımı eksik bırakan bir gölgeye dönüşmesine yol açıyor.