Otuz dört yaşında hâlâ zıplama, kafa vuruşu ve dengede elit seviyeye yakın olması, fiziksel çöküşünü geciktiren bir hedef santrfor portresi çiziyor. Cesareti ve gücü, bu hava hakimiyetini ceza sahasında tam bir silaha dönüştürürken, hızlanma ve süratinin felaket derecede kısıtlı olması, topsuz alandaki sezgisini tamamen işlevsiz kılıyor pozisyon alsa da o noktaya ulaşacak ilk adım çabukluğundan yoksun. Agresifliği ve çalışkanlığı pres anlarında rakipleri hırpalasa da, top kapma ve markajdaki yetersizliği bu eforu boşa düşürüp takım savunmasına neredeyse hiçbir katkı sağlamamasına yol açıyor.
Takım oyununa yatkınlığı ve liderlik vasfı, soyunma odasında bir değer yaratsa da, pozisyon alma zafiyeti ve düşük çevikliği onu modern oyunun temposunda bir handikap haline getiriyor. Pas tekniği vasat seviyeyi tutturmuş, ancak vizyonunun kısıtlılığı ve yaratıcılıktan neredeyse tamamen yoksunluğu, sırtı dönük oyun kurma girişimlerini rakip için kolay okunan basit duvar paslarına indirgiyor. Dripling ve ilk kontrolündeki istikrarsızlık, ceza sahası dışında topu ayağında tutmasını dahi riske atarken, bitiricilik rakamları onu ancak penaltı noktasındaki soğukkanlılığıyla birlikte değerlendirince bir nebze anlam kazanıyor.
Otuz dört yaşında bu fiziksel gerilemeye rağmen bitiricilik, kafa vuruşu ve penaltı gibi dar bir alanda hâlâ işlevsel kalması, onu yalnızca kısıtlı bir kutu içi bitiricisi olarak tanımlıyor. Kararlılığı ve karar alma becerisi, bu sınırlı rolde hata payını azaltsa da, uzaktan şut ve orta açma gibi teknik çeşitlilik gerektiren hiçbir alanda tehdit yaratamıyor. Doğal kondisyonunun düşüklüğü ve yaşı, bu seviyedeki performansının ömrünün çok kısa olduğunu haykırıyor.