Kosta Nedeljković’i izlerken gözünüze ilk çarpan, hızını ve dayanıklılığını hücumda nasıl kullanamadığı oluyor. Sürati ve hızlanması elit düzeyde, fiziği de bu tempoyu kaldıracak kadar dayanıklı, ancak karar alma mekanizması ve vizyonu öyle zayıf ki, bu fiziksel avantajlarını çoğu zaman boşa çıkarıyor. Dripling tekniği bir bek için yeterli sayılabilir ama ne zaman gitmesi gerektiğini bilmediği için dikine gitmekte tereddüt ediyor ortaları ise vasat, bu da kenardan bindirmelerini verimsiz kılıyor. Uzun taç konusunda belli bir özgüveni var ama sol ayağını neredeyse hiç kullanmaması, sola açıldığında top kaybı riskini katlıyor.
Savunma açısından durum daha da karmaşık. Markajı ve top kapması teknik olarak idare eder seviyede ama pozisyon bilgisi ve soğukkanlılığı felaket. Cesareti ve çalışkanlığı yüksek olduğu için geri dönüşlerde aksama yaşamıyor, ancak bu yetersiz pozisyon almasını gizlemiyor çoğunlukla sadece hızına güvenerek açıklarını kapatmaya çalışıyor ki bu da dengesi bozuk rakipler karşısında işe yarasa bile, zeki forvetler karşısında sürekli cezalandırılıyor. Takım oyununa yatkın görünüyor, agresifliği de onu kaybolmaktan koruyor fakat liderlik vasfı sıfır olduğu için defans bloğunda sessiz bir figür olmaktan öteye geçemiyor.
Hücum katkısına baktığımızda, bitiricilik yeteneğinin neredeyse hiç olmaması onu rakip ceza sahası içinde tamamen etkisiz kılıyor. Kafa vuruşu ve zıplama özelliği de sınırlı olduğu için duran toplarda bir tehdit oluşturamıyor. Yine de kararlılığı ve çalışma disiplini, bu eksiklerini bir nebze olsun törpüleyebileceğine dair zayıf bir umut veriyor. Şu anki hali, yüksek sürat ve dayanıklılığın, düşük vizyon ve karar alma ile birleşmesi sonucu ortaya çıkan işlevsiz bir atlet fiziksel olarak hazır, mental olarak değil.