On yedi yaşında tesislere ilk girdiği gün ile bugün arasında fiziksel olarak sadece yaş almış bir profille karşı karşıyayız. Top tekniği ve ilk kontrolü üst düzey seviyede olmasına rağmen, bu rakamlar yetişkin bir ligde onu ayakta tutmaya yetmez. Yere sağlam basamayan ve patlayıcı kuvvetten tamamen yoksun gövdesi, topu ayağına her aldığında temasla beraber dengesini kaybetmesine neden oluyor bu da dripling yeteneğini dar alanda anlamsız bir gösteriye çeviriyor. Sezgisi ve vizyonu oyunu bir adım önden okumasını sağlarken, beraberinde getirdiği düşük cesaret ve sıfıra yakın pozisyon alma disiplini, hücum hattında kurduğu tüm hayalleri topsuz oyunda bir kabusa dönüştürüyor. Düşük gücü, zaten felaket seviyedeki markaj kabiliyetiyle birleşince, sahanın merkezinde pres anında rakibe çarpan bir tüy kadar etkisiz kalmasına yol açıyor.
Sakin kalabilme yeteneği ve doğru karar verme hızı, düşük tempolu ve rakibin üzerine gelmediği maçlarda pas trafiğini yönetmesine imkan tanıyor. Yüksek yaratıcılığı ve ortalamanın bir tık üstündeki uzaktan şut tehdidi, ceza sahası dışında rakibe bir anlık tereddüt yaşatabiliyor ancak dayanıklılığının kısıtlı oluşu bu etkinliğin maçın tamamına yayılmasını engelliyor. Top rakipteyken verdiği reaksiyonun yavaşlığı ve hava toplarındaki sıfır varlığı, onu sadece topa sahip olunan anlarda işlevsel kılan tek boyutlu bir oyuncu haline getiriyor.