Dokuz dayanıklılıkla sahaya çıkıp on altı çalışkanlık ve on iki agresiflikle pres yapmaya çalışması, ilk yarının ortasında ciğerlerinin iflas edeceğinin en net göstergesi. Süratinin ve hızlanmasının bu seviyede kısıtlı olması, geri koşularda takımı felaket eksik bırakacağını haykırırken, on beş topsuz alan zekası ve on altı pozisyon alma becerisi sayesinde bu fiziksel gerilemeyi ceza sahasında birkaç metreyle sınırlı tutabiliyor. On beş bitiriciliği ve on dört soğukkanlılığı, top ayağına geldiğinde hala affetmeyen bir son vuruş tehdidi yaratıyor on beş dengesi ve on beş gücüyle sırtı dönük oynarken stoperi hapsedebiliyor fakat on çeviklik seviyesiyle dar alanda çakılıp kalması işten bile değil.
Konsantrasyonu, kararları, kararlılığı ve liderliğinin her biri on altı çıkmış. Bu dörtlü, bacakları artık onu taşımasa da saha içindeki aklının hala üst düzey çalıştığını ve takımı organize edebileceğini gösteriyor. On dört vizyonu ve on üç yaratıcılığı, sıradan bir bitirici pivotun çok ötesinde bir oyun görüşü sunduğunu kanıtlıyor tek topla savunma arkasını yırtacak pasları atabilir. Fakat on iki tekniği ve on üç ilk kontrolü, bu pas trafiğinde topu şişirmeden oyuna sokmasını zorlaştırıyor tempo yükseldiğinde top kayıpları kaçınılmaz hale geliyor. On altı cesaretine rağmen hava toplarında on bir zıplama ile sınırlı kalması, on üç kafa vuruşu kalitesini yalnızca rakip savunmanın uyuyakaldığı anlarda gösterebileceği anlamına geliyor.
Savunma zaafiyetleri ise rakamların altında gizli dokuz markaj ve on top kapma, pres direncinin sadece top rakibe yakınken anlık bir gösteri olduğunu, top onu geçtiği anda oyunun bittiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. On dört takım oyunu ve on beş penaltı becerisi, onu duran top tehdidi ve soyunma odası abisi olarak değerli kılsa da, bu bacaklarla ilk on birde sahaya sürülmesi büyük bir risktir.