Yirmi dokuz yaşına gelmiş bu oyuncunun hücum aksiyonlarındaki kısıtlı yaratıcılığı ve vasat orta kalitesi, top ayağına her geldiğinde takımın atak temposunu düşüren bir tıkanıklık yaratıyor. On yedi seviyesindeki liderlik ve çalışkanlık özellikleri sahada bir komutan edasıyla dolaşmasını sağlıyor, fakat bu yüksek aidiyet duygusu, dripling ve ilk kontrolünün ancak ortalama düzeyde kalmasıyla birleştiğinde hücumda işlevsel bir tehdide dönüşemiyor. Üstüne üstlük doğal kondisyonunun kısıtlı oluşu, bu yüksek eforlu oyunu doksan dakika boyunca aynı yoğunlukta sürdürmesini imkansız kılıyor.
Savunma yönünde markaj ve top kapma becerileri belirli bir standardı tuttururken, bu hamleleri agresifliği ve ürkütücü cesaretiyle birleştirdiğinde bire birlerde rakip kanat oyuncuları için rahatsız edici bir figür haline geliyor. Dengesi ve fiziksel gücü, omuz omuza mücadelelerde kendisine avantaj sağlasa da, sürat ve çabukluğunun üst düzey olmaması, yerini erken kaybettiği pozisyonlarda geri dönüşünü sorunlu hale getiriyor. Pozisyon bilgisi ve konsantrasyonu, saf hız eksikliğini bir nebze örtbas ediyor gibi görünse de, karşısına elit seviyede bir çabukluk geldiğinde çaresiz kalıyor.
Her şeye rağmen, on beş seviyesindeki takım oyunu ve yüksek kararlılığı, onu disiplinli bir savunma bloğunun ideal bir parçası yapıyor. Teknik direktörünün "çık git, savun gel" talimatını sorgusuz sualsiz uygulayan, uzun taçlarıyla hücuma farklı bir varyasyon katabilen, fakat ceza sahası civarında topu ayağına aldığında bitiricilik ve vizyon zafiyeti nedeniyle fabrika ayarlarına dönen bir mekanik asker. Bu zihinsel ve fiziksel profil, kontrollü ve düşük tempolu bir oyun sisteminde iş yapabilir, ancak yüksek ritimli veya sürekli bindirme isteyen bir yapıda kısa devre yapması kaçınılmazdır.