Üst düzey dripling ve ilk kontrolü, on altı pas yeteneğiyle harmanlandığında rakip ceza sahası etrafında tehdit yaratıyor, ancak bitiricilikteki belirgin kısıtlılığı onu skora direkt katkıda güvenilmez bir tercih haline getiriyor. Yaratıcılık ve vizyondaki elit seviyesi, dar alanlarda kilidi açacak pasları çıkarmasını sağlarken, vasat soğukkanlılık ve karar mekanizması bu zekâyı sahaya tutarlı yansıtamıyor. Topsuz alan hareketleri yeterli düzeyde olsa düşük cesareti, savunma arkasına sarkma veya ikili mücadeleye girme isteğini neredeyse sıfıra indiriyor.
Markaj ve top kapma seviyesi felaket, pozisyon alması ise organize bir defans hattında durmasını imkânsız kılacak kadar zayıf. Hızlanma ve çevikliği top sürerken avantaj sağlasa da güçsüzlüğü ve sefil zıplama, yalnızca hava toplarında değil, omuz omuza mücadelede bile ezilmesine yol açıyor. Dayanıklılığın vasatı aşamaması ise yüksek tempolu karşılaşmaların son bölümlerinde tamamen buhar olmasına neden oluyor.
Takım oyunu ve çalışkanlık açısından standartların üstüne çıksa da liderlik vasfı ve agresifliğin sıradanlığı, onu bir dümen suyunda giden vasat bir figürün ötesine geçirmiyor. İleri yaşıyla birlikte, bu fiziksel ve mental düşüş sinyalleri, teknik kapasitesine rağmen onu üst seviye bir ekipte ancak kriz anlarında düşünülecek bir seçeneğe dönüştürüyor.