Altı ve on altılık dengeyle birleşen zıplama, ceza sahası içindeki hava toplarında rahat bir dominasyon sağlıyor ancak bire bir pozisyonlardaki kısıtlı duruşu ve vasat karar mekanizması, bu fiziksel avantajı bir anda anlamsız kılabiliyor. Yumruklama ve top tutmadaki dengesiz profili, iletişim eksikliğiyle harmanlandığında özellikle karambol anlarında defans hattıyla arasında kopukluk yaratıyor. Eldivenlerden çıkan elit seviye oyun kurma becerisi ve uzun degajlardaki isabet, hızlı hücum geçişleri için bir silah olsa da düşük teknik kapasitesi ayakla oynamaya zorlandığında topu tehlikeli bölgelere bırakmasına neden oluyor.
Refleksleri ve çevikliği, çizgi üstünde rakibi çaresiz bırakacak anlar sunarken soğukkanlılığının sınırlı olması bu kurtarışları maç boyunca istikrara dönüştürmesini engelliyor. Yeterli sürat ve hızlanmaya sahip olmaması, açılma zamanlamasındaki gecikmelerle birleştiğinde ceza sahası dışına çıkan toplarda kaleye dönüşünü bir eziyete çeviriyor. Eksantrikliğinin neredeyse sıfır olması onu güvenilir bir eldiven gibi gösterse de bu mekanik sadelik, yaratıcılık yokluğuyla birleştiğinde beklenmedik pozisyonlarda tamamen standart bir tepkiye mahkum bırakıyor.
Cesareti ve çalışkanlığı, fizik gücüyle birlikte dar alandaki mücadelelerde vücudunu iyi kullanmasını sağlasa da liderlik vasfının zayıflığı ve topsuz alandaki felaket durumu, takım savunmasını organize etme konusunda onu bir figürandan öteye taşımıyor. Genel konsantrasyon seviyesi ve sezgileri, doksan dakika boyunca aynı keskinlikte kalmasına yetmiyor.