Otuz yaşında bir on numara için 178 santimetre boy, sağlam bir çerçeve sunmazken, sekiz güç ve sekiz denge ile bu handikap iyice katlanıyor. Topla buluştuğu ilk anda üst düzey dripling ve on dört ilk kontrolüyle umut verse de, felaket seviyedeki dayanıklılık ve çeviklik kısıtı, o mesafeyi kat eder etmez yıpranmasına yol açıyor. Agresifliği ve cesareti fiziksel eksikleri kompanse etmeye yetmiyor aksine, hafif bir temasta yere serilmesine neden olan bu kırılgan yapıyla birleştiğinde sürekli sakatlık riski taşıyor.
On sekiz yaratıcılık ve on beş topsuz alan koşusuyla rakip savunmanın dengesini bozabilecek nadir anlar yaratıyor, lakin dokuz pozisyon alma ve on konsantrasyon, bu anların arkasını getirmesini imkansız kılıyor. Dar alanda doğru kararı verme becerisi fena değil, ancak top ayağından çıktığı anda işler değişiyor beş markaj ve altı top kapmayla takım savunmasına sıfır katkı verirken, on bir takım oyunu anlayışı da onu bencil bir bireysel siluete dönüştürüyor. Tek tesellisi, on altı serbest vuruş ve on beş uzaktan şutla duran topları bir tehdide çevirebilmesi.
Kariyerinin bu aşamasında sınırlı mevcut yetenek tavanı, onu orta sıra takımlarının yedek kulübesinden öteye taşımaz. Sağ ve sol ayağı arasındaki neredeyse kusursuz denge, kısa pas varyasyonlarında işe yarasa da, dokuz doğal kondisyonla fiziksel çöküşe geçtiği andan itibaren bu avantaj tamamen yok oluyor ve sahada yürüyen bir yük haline geliyor.