Elit düzeydeki dripling yeteneği ve üst düzey hızlanma-çeviklik kombinasyonu, doğal kondisyonunun felaket seviyesiyle birleşince otuz yaşındaki bu oyuncuyu ikinci yarıların hayaletine dönüştürüyor. Dengesi fena olmasa da, güç ve zıplama zaafı onu ikili mücadelelerde tamamen etkisiz kılıyor. Bu kadar yüksek bir çalışkanlık ve kararlılığa rağmen, cesaretinin ve takım oyununun bu denli düşük kalması, sahada yalnızca kendi istediği anlarda var olan bencil bir kanat ortaya çıkarıyor. Düşük pozisyon alma ve markaj bilgisi, takım savunmasına neredeyse sıfır katkı vermesine neden olurken, vasat konsantrasyonuyla sık sık rakibini kaçırıyor.