On yedi gücü ve on beş dengesi, onu ikili mücadelelerde yere sağlam basan bir stoper haline getiriyor ancak on iki pozisyon alma bilinci, rakip forvetlerin koşu yollarını kesmekte sık sık geç kalmasına neden oluyor. On beş markaj ve on dört top kapma, ham fiziksel avantajıyla birleştiğinde temaslı oyunlarda caydırıcı olsa da, on bir ilk kontrolü ve on bir tekniği, topu ayağından çabuk çıkarmak zorunda kaldığında panik paslarına dönüşüyor. Bu panik, on beş pas yeteneğini de gölgeleyerek, topu dikine oynama cesaretini baltalıyor çünkü sol ayağının neredeyse yok denecek seviyesi, pas açılarını kısıtlayıp rakip presini üzerine çekiyor.
On beş cesareti ve on dört agresifliği, ceza sahası içinde savaşçı bir profil çiziyor fakat on iki soğukkanlılığı, bu agresif yapıyı gereksiz faullerle taçlandırma riskini doğuruyor. On dört karar alma hızı durumu nispeten telafi etse de, on iki konsantrasyonuyla birleştiğinde, maçın kritik anlarında duygusal kopuşlara yol açabiliyor. On altı takım oyunu bilinci ve on dört topsuz alan iştiyakı, bireysel hatalarını örtbas etme çabasını yansıtırken, on beş zıplaması ve on beş kafa vuruşuyla hava hakimiyetini ele geçiriyor yine de on dört hızlanma ve on dört süratinin yüksek defans hattında yaratacağı açıklar, bu hakimiyeti değersiz kılacak boyutta.