Jesús Baldaccini, futbolun en acımasız gerçeği olan zamanın faturasını ağır ödeyen bir profil. Saha içinde artık bir gölge gibi dolaşıyor, her hareketi yavaşlamış ve karar alma süreçleri gecikmiş durumda. Uzun boylu yapısı ve güçlü fiziği, hava toplarında bir avantaj sunsa da, çeviklik eksikliği ve topu yere indirdiğindeki hantallığı bu avantajı hızla siliyor. Sürati ve hızlanması, yaşına göre şaşırtıcı bir şekilde ortalama seviyede kalsa da, bu durum dar alandaki yetersizliği ve topu kontrol etmedeki zorluğunu gizlemiyor. Dayanıklılığı ve doğal kondisyonu, maçın temposunu bir süre kaldırabilecek gibi dursa da, bu sadece fiziksel varlığını sürdürmesine yarıyor, oyuna anlamlı bir katkı sağlamasına değil.
Teknik kapasitesi, profesyonel seviyenin çok altında. Topla ilk teması sıradan, bitiriciliği ise vasatın ötesine geçemiyor. Top sürme becerisi, bu profildeki bir oyuncu için nispeten iyi görünse de, düşük tekniği ve pas yetersizliği, topu ayağında tuttuğunda yaratıcı olmaktan çok uzak bir görüntü çiziyor. Pas tercihleri genellikle yanlış, vizyonu dar ve takım oyununa katkısı sınırlı. Uzaktan şut denemeleri etkisiz, duran toplarda ise herhangi bir tehdit oluşturamıyor.
Zihinsel olarak, kararlılık seviyesi takdire şayan olsa da, bu durum saha içindeki karar alma mekanizmasındaki zayıflığı ve soğukkanlılık eksikliğini telafi etmiyor. Baskı altında dağılıyor, konsantrasyonunu kaybediyor ve basit hatalara davetiye çıkarıyor. Sezgi ve pozisyon alma becerisi ortalama seviyede kalsa da, yaratıcılık ve liderlik vasıfları neredeyse yok denecek kadar az. Bu profilde bir oyuncu için herhangi bir gelecek beklentisi taşımak, kulübün kaynaklarını boşa harcamaktır. Sadece çok düşük seviyeli liglerde, belki de son bir macera arayan bir figür olarak düşünülebilir.