Bu yaşta bir bek için hızlanma ve süratinin kısıtlı seviyesi, dripling yaparak adam eksiltme hevesini daha başlamadan bitiriyor rakibini geçemeyince de ortalarındaki o vasat üstü kalite tamamen anlamsızlaşıyor. Hava toplarındaki felaket seviyesi ve zıplama eksikliği, savunma arka direkte her pozisyonda ezilmesine yol açarken, bu durumu kafa vuruşu beceriksizliğiyle birleştiğinde rakip forvetler için adeta bir davetiye çıkarıyor. İlk kontrolü ve teknik kapasitesi topu ayağına aldığında bir süre idare etmesini sağlasa da, bitiricilik ve uzaktan şut konusundaki sıfıra yakın tehdidi, hücumda rakibin onu tamamen boş bırakıp alan daraltmasına neden oluyor.
Dayanıklılığı ve çalışkanlığı üst düzey olduğu için doksan dakika boyunca o çizgide bir ileri bir geri mekik dokuyor, ancak bu bitmek bilmeyen enerji, dengesi ve çevikliğindeki ortalama seviyeler nedeniyle tek bir çalımla kolayca kontrolden çıkmasına engel olamıyor. Agresifliği ve cesareti sağlam olsa da, top kapma ve markajdaki yeterli ama elit olmaktan uzak becerileri, bu hırsının çoğu zaman kontrolsüz faullere dönüşmesine sebebiyet veriyor. Pas yeteneği, vizyonu ve yaratıcılığı derin oyun kurmasına izin vermeyecek kadar sıradan olduğundan, takım oyunundaki yüksek uyumu aslında sadece güvenli ve yan paslara dayanan kısır bir döngüyü işletiyor.
Konsantrasyonu, soğukkanlılığı ve karar verme yetisi onu zihinsel olarak güvenilir kılsa da, bu artılar otuz altı yaşında patlayıcılığını tamamen yitirmiş ve üstüne bir de zıplama özürlü bir fiziğe sahip olduğu gerçeğini örtbas edemiyor. Topsuz alan koşularındaki sezgileri ve pozisyon alma becerisi elbette var, lakin bir adım sonrasını okuyan aklını, artık geride kalmış bacakları yakalayamadığı için her derin topun arkasında çaresizce bakakalıyor. Liderlik vasfının neredeyse hiç olmaması da zaten rotasyonun en zayıf halkası olarak görüleceği bir takımda tamamen silik bir profil çizmesine neden oluyor.