Otuz dört yaşında bir stoper için zıplama yeteneği ve kafa hakimiyeti hâlâ ezici seviyede, fakat bu fiziksel avantajı berbat bir denge ve kısıtlı bir çeviklikle birleşince tabela altında kaldığı anlarda rakibin en ufak yön değiştirmesinde geri dönüşü imkansız bir heykelden farksız kalıyor. Yerden hızlanması ve topsuz alan koşularındaki isteksizliği, onu yüksek savunma bloğunda oynatmayı teknik direktör için tam bir intihar senaryosuna çeviriyor. İlk kontrolü ve pas kalitesi bu seviyede bir savunmacı için kabul edilebilir sınırlarda seyretse de, dokuz puanlık yaratıcılık ve sıfıra yakın topsuz alan zekası, top ayağındayken oyunu rakip yarı sahaya taşıma konusunda ona bir park taşından daha fazla işlev kazandırmıyor.
Pozisyon alma ve konsantrasyonu, azalan süratine rağmen tehlikenin kokusunu erken almasını sağlıyor top kapma ve markajdaki kararlılığı ceza sahası içinde bir duvar ördüğünü kanıtlıyor ama bu agresif yapı, düşük çeviklikle birleştiğinde faul sınırında dolaşan ama kaçamayan bir hantallığa dönüşüyor. Doğal kondisyonu ve gücü idare etse de, sezgi ve takım oyununa yatkınlığı onu bireysel olarak iyi bir savunmacı yaparken, yirmi beş metreden sonraki hız çöküşü, arkasına atılan her topu bir felakete dönüştürme potansiyeli taşıyor. On bir puanlık vizyonu, onu oyun kurucu bir stoper olmaktan ışık yılı uzakta, sadece topu yanındaki partnerine bırakan güvenilir bir duvar haline getiriyor.
Soğukkanlılığı ve karar verme yetisi, dar alanda panik yapmasını engelliyor fakat düşük seviyedeki bitiricilik ve duran top tehdidinin olmaması, rakip ceza sahasında sadece kafa vuruşuk için bekleyen tek boyutlu bir figür çiziyor. Çalışkanlığı ve liderlik vasfı takım içi disiplinde işe yarasa da, bu profildeki bir oyuncunun artık sadece derin bir blokta, önünde geniş alan bırakmayan bir orta saha korumasıyla ancak idare edebilecek seviyede olduğu çok net.