Sol ayağının neredeyse hiç olmaması, ceza sahası içinde kendini tek boyutlu bir tehdide dönüştürmesine yol açıyor bu kısıtlı ayak kabiliyeti, topu kontrol ettikten sonraki açılarını daraltarak, vasat seviyedeki ilk kontrolüyle birleştiğinde kalabalık savunmalar karşısında topu harcama oranını ciddi şekilde artırıyor. Kafa vuruşlarındaki üst seviye zamanlaması ve on beş birimlik saf güç, rakip stoperler için ceza sahası içinde ciddi bir fiziksel meydan okuma yaratırken, her ikili mücadelede kırılmaz bir iradeyle ayakta kalmasını sağlayan soğukkanlılığı ve cesareti, fiziksel kapasitesini saf bir agresiflikten ziyade dengeli bir tehdide dönüştürüyor. Elit olmaktan uzak süratine rağmen, topsuz alanda yaptığı akıllıca koşularla bu açığı kapatma eğilimi var fakat zıplama yeteneği yeterli olsa da, topu indirip dağıtma konusundaki yetersiz vizyonu, bu hamleleri çoğu zaman sahipsiz bırakıyor.
Bitiriciliği büyük takımlar seviyesinde olmasa da, bulduğu pozisyonları değerlendirme konusundaki istikrarı ve penaltı noktasındaki soğukkanlılığı, onu dar alanda güvenilir bir son vuruşçu yapıyor. bir forvet için felaket derecede düşük olan top kapma ve markaj isteksizliği, takım savunmasının ilk hattında ciddi bir kırılma yaratıyor bu savunma zaafı, maçın temposunu belirleyecek kararlar aşamasında ortalama zekasıyla birleşiyor ve pres anında rakip stoperlere rahat çıkış imkanı tanıyor. On dört birimlik bitiricilik ve fiziksel mevcudiyet, tek başına bir santrfor olarak onu değerli kılsa da, oyunun kilit anlarında çevresine pozisyon yaratma konusunda sınırlı yaratıcılığı ve sıfıra yakın liderlik vasfı, takım hücumda tıkandığında sazı eline alıp maçı çevirecek karizmanın onda bulunmadığını açıkça gösteriyor.