Eksantriklikteki üst düzey seviye, karar alma mekanizmasının vasatlığıyla çakıştığında, özellikle bire bir pozisyonlardaki cesur açılışları tam anlamıyla bir felakete dönüşüyor. Mükemmel seviyedeki açılma içgüdüsü, hızlanmadaki felaket seviye ve süratteki zayıflıkla yan yana geldiğinde, rakip forvetlerin onu kolayca geçip boş kaleye yuvarlamasına zemin hazırlıyor. Çizgideki refleksleri ve soğukkanlılık yapısı kurtarış anlamında belirli bir standart sunsa da, konsantrasyon düşüklüğü maç içinde dalgalanmalara ve basit hatalara kapı aralıyor.
Agresifliğinin üst düzey olması, liderlik vasfına rağmen takım oyunundaki felaket seviyeyle birleşince, savunma hattıyla uyumsuz bir komuta figürüne dönüşmesine neden oluyor. Yumruklama içgüdüsü neredeyse hiç yok bu yetersizlik, aslında iyi sayılabilecek hava topu zıplamasını ve alan hakimiyetini tamamen gölgede bırakarak onu yan toplarda güvenilmez bir kaleciye indirgiyor. Dağıtım ayağındaki degaj becerisi elit seviyeye yaklaşırken, yaratıcılık kısıtlaması ve düşük vizyonu, basit pas tercihlerinde bile risk almasına yol açıp sürekli top kaybı tehlikesi yaratıyor.
Otuz yedi yaşında olmasına rağmen doğal kondisyonunun mükemmel seviyede olması, fiziksel olarak ayakta kalmasını sağlayan yegâne unsur. Çalışkanlığı ve kararlılığı tartışma götürmez, ancak dayanıklılığının vasat seviyesi ve çeviklikteki zorlanışı, uzun süreli baskı altında hataları kaçınılmaz kılıyor. Top tutması ve ilk kontrolü, belirli bir seviyede olsa da, bu eksantrik kalecinin en ufak bir baskıda bile marjinal kararlarla takımının başını belaya sokma potansiyeli taşıyor.