Elit seviyedeki yaratıcılık ve üst düzey pas yeteneği, felaket ölçüdeki fiziksel güçle birleştiğinde, top ayağındayken en ufak temasta dengesi bozulan kırılgan bir oyun kurucu tablosu ortaya çıkarıyor. Bu dayanıksız yapı, vasat konsantrasyon ve sınırlı pozisyon alma bilgisiyle çakıştığında, baskı altında anlamsız top kayıpları zincirine dönüşüyor. Duran toplardaki belirleyici isabet ve serbest vuruşlardaki üstün teknik, hücumda yadsınamaz bir tehdit oluştururken hava toplarındaki ciddi yetersizlik ve neredeyse hiç var olmayan markaj kabiliyeti, savunma hattı önünde sürekli bir zaaf yaratıyor.
Yüksek çalışkanlık ve kararlılık, topsuz alandaki sürekli hareketliliğe yansısa da, sınırlı hızlanma ve sürat bu eforu ceza sahasına yapılan koşularda etkisiz bırakıyor ortalama dayanıklılık ise yetmişinci dakikadan sonra oyundan bariz biçimde düşmesine neden oluyor. Dar alandaki soğukkanlı duruş ve ilk kontrol kalitesi, sıkışık anlarda kısa süreli çözümler üretmesini sağlasa da, sol ayağının kısıtlı kullanımı, sağ ayağı kapatıldığında hücum akışını tıkayan ciddi bir seçenek fakirliği doğuruyor.
Vasat çabuklukla birleşen yüksek agresiflik, top kapma girişimlerinde sürekli geç kalınmasına ve kontrolsüz fauller yapılmasına yol açıyor. Defansif pozisyon alma zafiyeti ve ortalama altı konsantrasyon, orta sahanın merkezindeki varlığının, takımın dengesini bozan bir risk faktörü olduğunu acımasızca kanıtlıyor.