Elit seviyedeki kararlılığı ve üst düzey çalışkanlığı, sekizde kalan gücünün yarattığı fiziksel uçurumu bir süreliğine kapatıyor ancak hava toplarında dört kafa vuruşu ve düşük zıplama rakamlarıyla tam bir felaket olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Pas ve vizyon değerleri dağıtıcı olarak rolünü netleştirirken, vasatın altındaki bitiriciliği ve kısıtlı topsuz alan koşuları onu rakip ceza sahası çevresinde etkisiz bir figüre dönüştürüyor. Sakin kalabilme ve doğru karar verebilme becerisini on dört seviyesinde tutması, dar alanda aldığı ilk kontrollerle birleşince topu hızlı çeviren bir sistemin vazgeçilmezi gibi görünse de sıfır agresiflik profili ve sıradan yaratıcılığı, tempoyu dikte eden bir oyun kurucudan çok pas istasyonu olarak kalmasına neden oluyor.
Savunma yönünde markaj eksikliği ve sekiz gücün getirdiği omuz omuza zayıflık, on üç top kapma becerisini işlevsiz kılarken, iyi seviyedeki denge ve çeviklik sayesinde ıskaladığı müdahalelerde ikinci hamleyi yapabiliyor. On dört dayanıklılık seviyesi agresif prese olanak tanısa da, fiziksel çarpışmalardaki yetersizliği topu kazandıktan sonra rakibin basıncıyla hemen kaybetmesine yol açıyor. Uzaktan şut ve duran top becerileri hücum opsiyonu sunsa da, bunların hiçbiri üst düzey olmadığı için güvenilir bir silah değil. Hız ve ivmelenme açısından sürpriz yapmıyor, orta tempoyu idare ediyor ama bir adım öne çıkacak patlayıcılıktan yoksun.
On altı puanlık takım oyunu ve elit kararlılığına rağmen, fiziksel yapı onu sürekli bir mücadele içinde bırakıyor ve potansiyelini sahaya yansıtmasını engelliyor. Bu hammaddelerle bir üst seviyede tutunabilmesi, mutlaka kuvvet konusunda ciddi zıplama yapmasına bağlı aksi halde bu rakamlar ancak fiziksel temasın düşük olduğu liglerde iş görür.