Top ayağına yakışıyor, bunu kabul etmek lazım. İlk kontrolü yumuşak, driplingi üst düzey, yaratıcılığı elit. Tekniği dar alanda çalım atmasına izin veriyor. Ama o çalım sonrası kafa tamamen duruyor. Karar alma becerisi vasat, sezgileri kısıtlı. Vizyonu iyi olabilir fakat o vizyonu kullanacak soğukkanlılık ve konsantrasyon yok. Panik anında topu ezbere şişiriyor. Bitiricilik zaten felaket, uzaktan şutları ara sıra kaleyi bulsa da tutarlılık sıfır. Frikikleri idare eder, penaltıda bile güven vermez.
İkili mücadele? Rüzgâr esse yıkılacak cesareti var. Agresifliği sadece lafta, pres yapmayı sevmez, çalışkanlığı bir forvet için utanç verici. Takım oyunu anlayışı bencilliğe yakın, topsuz koşularda ortalama ama pozisyon bilinci yok. Rakip stoperlerin arasında kayboluyor, nerede duracağını bilmiyor. Markaj ve top kapma ise amatör seviyede, kanadı savunmada delik deşik edebilirler. Fiziksel olarak dengesi sağlam, hızlanma ve sürat idare eder, gücü yeterli. Sıçrama vasat, kafa vuruşu teknik olarak çöp. Dayanıklılığı sınırlı, maçın son bölümünde buhar oluyor. Kondisyonu doğuştan düşük.
Topsuz alan koşularıyla bir şeyler yapmaya çalışır ama kararlılığı ve konsantrasyonu bu işi sürdürmesine engel. Liderlik sıfır, takımı ateşleyemez. Set oyununda topu ayağına ister, duvar pası veremez. Kısacası bireysel yetenek depolarıyla süslü, ama takım için ağır bir kambur. Sürekli top kaybı yapar, geri dönüşü olmayan bir yatırım.