Bu oyuncunun teknik kumaşına baktığımda, on dört seviyesindeki dripling ve tekniğin, dokuzda kalmış bitiricilikle yan yana gelmesi kabul edilemez bir tezat. Hücuma dönük orta saha oynayıp ceza sahasına girmekten aciz, çünkü top sürüp adam eksiltebiliyor ama kaleyi düşünmek yerine ayağındaki topu ezbere sağa sola dağıtıyor. Penaltıdaki on altılık soğukkanlılık değerini görünce, belki de tek yetkinliğinin duran toplar olduğunu düşünüyorum, zira serbest vuruş ve uzaktan şut verileri de bitiriciliğine kıyasla biraz daha umut verici ancak hiçbiri elit seviyeye yaklaşamıyor. Sekizlik kafa vuruşu ve markaj yeteneği, onu zaten fiziksel bir mücadelenin içine sokmanın intihar olduğunu gösteriyor.
Topsuz koşularındaki on beşlik değer ve on dörtlük çalışkanlık hızı, topsuz alanda gerçekten tehdit yaratabileceğini fısıldıyor ancak sekizde kalmış pozisyon alma aklı, bu koşuları tamamen anlamsız ve boş efora dönüştürüyor. On dörtlük sürati ve on üçlük hızlanmasıyla boş alan bulduğunda etkili olabilir, fakat dokuzluk dengesi yüzünden ilk temasta yere yığılması işten bile değil bu da getirdiği topu anında kaybetmesine yol açıyor. Karar verme yeteneğinin on dört olması ve yüksek kararlılığı, oyun aklının fena olmadığını kanıtlıyor ama sahadaki fiziksel kırılganlığı bu aklı uygulamasına izin vermiyor.
Asıl sorun, düşük agresiflik ve on bir seviyesinde kalmış cesaret. On üçlük dayanıklılığa sahip olmasına rağmen, ikili mücadelelerde kaybolması ve güç seviyesinin on biri geçmemesi, stoperlerin gölgesinde eriyip gitmesine neden oluyor. On dörtlük takım oyunu pas istatistiğiyle birleştiğinde, topu saklamak yerine sürekli en yakındaki arkadaşına bırakarak sorumluluktan kaçtığını gösteriyor bu da bitiricilikteki korkunç eksikliğiyle örtüşen bir karakter zafiyeti. Tek başına maçın kaderini değiştirecek ne fiziksel dayanıklılığa ne de mental soğukkanlılığa sahip.