Topu sürüş biçimiyle orta sıradan sıyrılabiliyor. Kafası kaldırdığında gördüğü açıyı değerlendirme iştahı yok, son paslar şişiyor. İlk kontrolü dar alanda nefes aldırmazken ceza sahası önünde vücut dili tamamen çöküyor. Ayaklarına gelen fırsatı ayağının içiyle tesisata takıyor. Ayağından seken topu süzmek için harcadığı efor, kaleye gitmesi gerekenden daha yüksek. Çalımla adam eksiltir. Vuruşla adam güldürür.
Defans arkasına sarkacak ilk hamlesi kısıtlı. O fırlamayı yapacak zihinsel çabukluğu yanlış viteste takılı kalıyor, boşluğu ya geç seziyor ya da zamanlamayı sıyırıyor. Hava topunda kontrol edemediği bir güdüyle yükseliyor, sıçraması elit seviyede. Havada asılı kaldığı an ile rakibin omuz darbesini yediği an arasında saniyeler var. O gövdeyle temastan kaçar, mücadeleden fersah fersah uzak. Dengesi vasat, rüzgar gülü gibi döner.
Oyunda kalmayı akıl edemeyen bir uyurgezer. Ne rakibin ensesine yapışacak arayışı var ne de pozisyonun omurgasını kavrayacak sezgisi. Takım şaha kalktığında kendi kabuğunda kayboluyor. Fırsatları koklayan burnu var ama o kokuyu takip edecek dişi yok. Bir an yoktan yer yaratır, hemen ardından o alanı eliyle kendi imha eder. Sol ayağının işçiliği dar koridorlarda rakibi ters köşeye yatırır. Sağ ayağıyla aynı duayı okuyamaz.