On beşlik bitiriciliği, ceza sahası içinde tek dokunuşla skoru değiştirebilme potansiyelini ortaya koyuyor fakat altıya kadar düşmüş pozisyon alma zekasıyla birleştiğinde, onu besleyecek pasları alabileceği doğru bölgelere girmeyi sıklıkla ıskalıyor. Agresifliği üst düzey, topsuz alanda gösterdiği on dörtlük hareketlilik ise rakip stoperleri rahatsız etmek için etkili bir koz ne var ki dörtte kalmış top kapma yeteneği, bu agresif baskının neredeyse her seferinde faulle sonuçlanan kontrolsüz bir enerjiye dönüşmesine yol açıyor. Dripling seviyesi ve dengesi fena değil, ancak sekize takılmış konsantrasyonu, topu sürdükten sonra yapacağı kararların isabet oranını ciddi şekilde düşürüyor.
On üçlük sürati ve dayanıklılığı, fiziksel olarak onu doksan dakika boyunca ayakta tutacak bir temel sağlıyor. Fakat zıplama yeteneğinin on bir seviyesinde kalması, on üçlük kafa vuruşu zamanlamasını büyük ölçüde kullanışsız hale getiriyor uzun toplarda veya hava hakimiyeti gerektiren pozisyonlarda yetersiz kalıyor. On ikilik ilk kontrolü ve pas seviyesi, sırtı dönük oyunda topu saklayıp basit servisler yapabilmesini sağlasa da, onluk sezgi ve yaratıcılığı, bu aksiyonların hiçbir zaman tehlike yaratacak bir sürpriz faktörü taşımadığı anlamına geliyor.
Dengesi ve gücü sayesinde omuz omuza mücadelelerde kolay devrilmiyor, bu da onu özellikle dar alanda atılan şişirme ortalar için geçici bir sığınak haline getiriyor. Lakin on ikilik takım oyununa rağmen, düşük pozisyon bilgisi ve sıfıra yakın markaj katkısı, takım savunması şablonunda sürekli bir kopukluğa neden oluyor. Ceza sahası içinde doğru anı bulduğunda bitiriciliği elit seviyeye yaklaşsa da, o doğru anı bulma konusunda yaşadığı zihinsel tutarsızlıklar, onu güvenilmez bir skor opsiyonundan öteye taşımıyor.