Ayağındaki ilk kontrol ve dripling kalitesi elit seviyede ilk temasındaki yumuşaklık, yakın mesafede patlayan hızlanmasıyla birleşince bire birde ekmeğini yiyor. Ancak bu kadar narin bir tekniğin, güç ve zıplama verileri bu kadar felaket seviyedeyken üst düzey savunmacıların olduğu liglerde fiziksel olarak ezilmemesi mümkün değil. Denge verisi çevikliğiyle beraber düşünüldüğünde iyi bir yön algısı verse de, cesaretinin ve agresifliğinin bu denli düşük olması ikili mücadelelerde hep bir adım geride, korkak kalmasına neden oluyor. Kararlar ve topsuz alan hareketliliği fena değil, doğru boşlukları buluyor, ama dokuz birimlik takım oyunuyla bu koşular çoğu zaman bencil kalıyor. Yüksek yaratıcılık ve vizyon verisiyle pasör gibi görünüyor olsa da, orta açma ve bitiricilik rakamlarındaki vasatlık son pas ya da son vuruş noktasında takımını üzen bir profil çizmesine yol açıyor.
Düşük dayanıklılığı, ilk on beş dakikadaki patlayıcı ivmesini maçın geneline yaymasını tamamen engelliyor yetmişinci dakikadan sonra sahada on kişi oynatan bir yüke dönüşüyor. Sabit bir konsantrasyon seviyesi tutturamayan, soğukkanlılığı yalnızca rahat pozisyonlarda işleyen bir zihin yapısına sahip. Baskı altında kararları bozuluyor ve yüzde ellilik sol ayağını kullanmayı aklına bile getirmeyen bir tek yönlülük, zaten kısıtlı olan hücum repertuarını iyice daraltıyor. Liderlik özelliklerinin bir kanat oyuncusu için beklenmeyecek seviyede olması da cabası saha içinde bir figüran kıvamında kalıyor.